Ara 1, 2014

Yayınlayan  Makaleler, Önemli Bilgiler | 0 Yorum

KURALLAR DERSİ OLMALI!!!

KURALLAR DERSİ OLMALI!!!

Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği son zamanlarda üzerinde tartışılan konuların başında gelmektedir. Aslında ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği konusunda 20.06.2012 tarihine kadar bir kanun dahi yoktu. İş kazalarında maalesef avrupa birincisi olan ülkemiz, dünyada üçüncü sırada, buna rağmen ülkemizde 20.06.2012 tarihi öncesinde 4857 Sayılı İş Kanunun bir maddesinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda;(Madde 78 – (Değişik: 15/5/2008-5763/3 md.)’sinde iş güvenliği anlamında uyulası gereken yüzeysel birkaç öneri bulunmaktaydı uyulmaz ise bir yaptırımı da yoktu. Herkesi ilgilendiren, kesin kurallar koyan ve devamında bu kanununa uyulmaması sonucunda maddi müeyyidelerin uygulanacağı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 20/6/2012 tarihinde kabul edildi ve 30.06.2012 tarihinde 28339 sayı ile Resmi Gazetede yayımlandı.

Bizim İş Sağlığı ve Güvenliği Yasamız var fakat iş kazaları devam ediyor. İş kazaları sadece bizim ülkemizde olmuyor, gelişmiş ülkelerde de iş kazaları olmaktadır fakat gelişmiş ülkelerde iş kazaları bizim ülkemize oranla 7 kat daha az olmaktadır. Biz ülke olarak iş kazalarını minimum düzeye nasıl indirebiliriz konusunu tartışmalıyız.

Gerçeği söylemek gerekirse biz toplum olarak kurallara uymayan bir toplumuz. İş kazalarında sadece devleti sorumlu tutmak, işvereni sorumlu tutmak yada işçiyi sorumlu tutmak işin kolayıdır. Bazen işçi bazen işveren bir iş yapılırken o iş ile ilgili oluşabilecek riskleri bilmesine rağmen, uyması gereken kuralları da bilmesine rağmen kurallara uymaması sonucunda iş kazaları kaçınılmaz olmaktadır. İş kazaları sonucunda ölümlerin yada kalıcı sakatlıkların önüne geçebilmek için bence öncelikle eğitim konusuna önem vermeliyiz.

Eğitim derken göstermelik eğitimden bahsetmiyorum gerçek eğitimden bahsediyorum. İş Sağlığı Güvenliği Yasası gereği ceza yememek için göstermelik 8 saat 10 saatlik eğitimden bahsetmiyorum. Hani bir çocuk ders çalışmaz ya annesi yada babası kızınca göstermelik çalışıyormuş gibi yapar, bu şekilde değil gerçekten özverili eğitim olmalı, iş sağlığı ve güvenliği sadece Çalışma Bakanlığı’nın konusu olmamalı, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı’nın da konusu olmalı hani derler ya ”ağaç yaşken eğilir” bizde genç yaşta İş Sağlığı ve Güvenliği konularını da kapsayacak ”KURALLAR DERSİNİ” okullarımızda müfredata koyarak çocuklarımıza gençlere okullarda kurallara uyulması gerektiğini aşılamalıyız. Bugün ülkemizde en iyi üniversiteyi bitirmiş bir kişi dahi kurallara uymayabiliyor. Çocuklarımıza öncelikle kuralları ve devamında haklarını öğretmeliyiz. Bugünkü çocuklar ileride ya işçi olacak yada işveren, kuralları bilerek yetişecek yeni nesille birlikte birbirine saygılı bir toplum olabiliriz. Bugün çok tehlikeli işte çalışıp o işe uygun giyinmesi gereken biri , o kıyafetle rahat edemediğini söyleyip güvenlik önlemini almayabiliyor, yada 600 derece sıcaklıktaki kazanı açıp sigarasını yakmaya çalışabiliyor. Ülkemizde en iyi üniversiteyi bitirmiş biri arabasını park edilmez tabelasının altına park edebiliyor. İş kazalarının başlıca nedeni kuralsızlıktır. Kurallara uymayan bir toplumda istediğiniz kadar kanun çıkarın istediğiniz kadar ceza uygulayın İş kazaları devam eder.

Ülkemizin en büyük sorunlarından biri ,sorunları bilip çözüm üretememektir.

**************************************************************************

SORU: Devlet memuruyum aynı zamanda ticaretle de iştigal etmek istiyorum. Devlet memuru iken şirket ortağı olabilir-miyim?

CEVAP: Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir. 657 sayılı Kanun memurun sadece tacir veya esnaf olarak faaliyette bulunmasını değil, tacir veya esnaf sayılmasını gerektirecek bir davranışta bulunmasını da yasaklamıştır. Ancak kanunda sayılanlarla birlikte bu kuralın istisnaları bulunmaktadır. 1- Memurlar; üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinde bulunabilmekte ve bu görevlerinden dolayı huzur hakkı ücreti alabilmektedir. 2- Hem Danıştay kararları hem de Devlet Personel Başkanlığı görüşlerine göre memurlar anonim ve limited şirketlerde ortak olabilmektedir. Ancak bu halde yönetim görevinin üstlenilmemesi gerekmektedir. Örneğin memur bir limited şirketin ortağı olabilir ama o şirkette müdür olamaz. Limited şirketi olan memurun, mal varlığı beyannamesindeki sınırları aşması halinde beyan vermeye dikkat etmesi gerekmektedir.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir