Ara 1, 2014

Yayınlayan  Makaleler, Önemli Bilgiler | 0 Yorum

İŞE İADE DAVASINDA MERAK EDİLENLER!!!

*İşverenin sizi işten çıkartacağını bildiren yazıyı aldığınız günden itibaren 30 gün içinde dava açmazsanız, işe iade davasını kaybedersiniz…

*30 günlük süre işten çıktıktan sonra değil işten çıkacağınızı öğrendikten sonra başlıyor…

*İş K. m. 18/I uyarınca, en az altı aylık kıdemi olan işçi işe iade için dava açabilmektedir.

* İş Sözleşmesinin İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na Tabi Olması gerekmektedir.

* İş K. m. 18 uyarınca işe iade davasından yalnızca süresiz sözleşmeyle çalışanlar faydalanabilecektir. Bu durumda belirli süreli sözleşme ile çalışan işçiler iş güvencesi hükümlerinden yararlanamazlar.

* Mevsimlik işçiler de, eğer ki belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyorlarsa bu davadan yararlanabilirler.

* İşe iade davalarında ilk olarak tespit edilmesi gerekenlerden biri otuz işçi ölçütüdür.

*4857 sayılı İş K. m. 18 uyarınca, bir işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa, işyerinde çalışan işçi sayısının tespitinde bu yerlerdeki toplam işçi sayısı dikkate alınacaktır.

* İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu davadan yararlanamaz.

* İşçinin savunmasının alınması gerektiği İş K. m. 19’da da öngörülmüş olup, kanun maddesi

uyarınca işçinin savunması alınmadan, belirsiz süreli iş sözleşmesi davranış ve verimliliği nedeniyle sona erdirilemez.

* İşçinin dava dilekçesindeki asıl talebi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesi istemi ile mahkeme kararının kesinleşmesine kadar boşta geçireceği süre içinde;

En fazla DÖRT aya kadar olan ücreti tutarında tazminat talep etmesidir. İşverenin süresi içinde işe başlatmaması hali için SEKİZ aya kadar iş güvencesi tazminatına karar verilmesini de talep edecektir.

* İş sözleşmesi işveren tarafından sebep gösterilmeden ya da geçersiz sebeple feshedilen işçi, açmış olduğu işe iade davasını kazandıktan sonra, geçersiz sayılan fesih nedeniyle, boşta geçen süreye ilişkin ücretini ve diğer haklarını talep etme hakkına sahip olur.

* Mahkemenin verdiği feshin geçersizliğine ve işçinin işine iadesine ilişkin kararın, işçiye tebliğinden itibaren ON İŞ GÜNÜ içinde işe başlamak üzere, işverenine başvurması gerekmektedir.

* İşe iadesi için başvuran işçiyi, işveren bir ay içinde işine başlatmalıdır. Aksi takdirde işçiye en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemek zorundadır.

* Kanununda da belirtildiği üzere işveren işçiyi işe başlatmaz ise, buna karşılık en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatı işçiye ödeyecektir. Yani işverenin işçiyi işe başlatması için mutlak bir zorunluluk yoktur.

*İşveren işçinin iş sözleşmesini sendikal faaliyet, sendika üyeliği veya sendika temsilciliği nedeniyle feshetmişse bu durumda işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere tazminat ödemek zorundadır.

*Mahkemenin verdiği feshin geçersizliğine ve işçinin işine iadesine ilişkin kararın, işçiye tebliğinden itibaren ON İŞ GÜNÜ içinde işe başlamak üzere, işverenine başvurması gerekmektedir.

*ON günlük süre hak düşürücüdür. Kanunla belirlenmiş olan on günlük süre kesin süredir ve taraflara yada hakime bağlı bir süre değildir. Bu nedenle belirlenen süre içinde yerine getirilmesi gerekir.

* On iş günü geçtikten sonra yapılan başvuruyu işveren kabul etmek zorunda değildir.

* İşe iade başvurusunun nasıl yapılacağı konusunda İş Kanunu’nda her hangi bir düzenleme yoktur. Ancak sözlü başvuruyu kanıtlamak zor olacağından, ispat açısından işçi için en iyisi, noter veya posta yoluyla işverene başvurmak olacaktır. Özellikle noter kanalıyla işe iade başvurusunda bulunmak, işçiye büyük bir ispat kolaylığı sağlayacaktır.

* İş K. m. 21 uyarınca, feshin geçersizliğine karar verilmesi durumunda işveren işçinin başvurusunu tebliğ aldıktan itibaren işçiyi BİR AY içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren bu süre içinde işçiyi işe başlatmazsa mahkeme tarafından belirlenen tazminatı ödemekle yükümlü olacaktır.

* İş Kanunu uyarınca işverene seçimlik bir hak verilmiştir. İşçiyi başvurusu üzerine, işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Bu durumda açıkça kanununda da belirtildiği üzere işveren işçiyi işe başlatmaz ise, buna karşılık en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatı işçiye ödeyecektir. Yani işverenin işçiyi işe başlatması için mutlak bir zorunluluk yoktur. Daha öncede belirttiğimiz gibi işe iadeye ilişkin verilen hüküm eda hükmüdür. Dolayısıyla eda hükümleri bir şeyin yapılması, verilmesi, yapılmaması şeklinde bir talep içerdiğinden ve mahkeme bu doğrultuda bir karar verdiğinden İİK m. 30 uyarınca bu hükmün icraya konulabilirliği düşünülebilir.

İŞE İADE DAVASI NEDİR?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde, geçerli bir neden bulunmadan veya sebep gösterilmeden yapılan fesihlerin geçersiz kabul edileceği kanun maddesi haline getirilmiştir. Böylece iş ilişkisinin sürekliliği ve istikrarı sağlanmaya çalışılmıştır. İş Kanunu’nun çeşitli maddelerinde işverenin bireysel ve toplu işçi çıkarması halleri sınırlandırılmış ve kurallara bağlanmıştır. Ayrıca İş Kanunu 5953 sayılı Basın İş Kanunu’na kıyas yoluyla uygulanacaktır. Bu durumda, Basın İş Kanunu kapsamına giren gazeteciler de iş güvencesinden faydalanabilir hale getirilmişlerdir. Ancak tüm bu olumlu düzenlemelere rağmen, Deniz İş Kanunu ve

Borçlar Kanunu kapsamında kalan ve iş sözleşmesi ile çalışan işçiler iş güvencesinden faydalanamamaktadır.

İŞ GÜVENCESİNİN AMACI;

İş akdinin her şart altında devam etmesi değildir. Bu ilişki çeşitli sebeplerden dolayı sona erebilir. İş güvencesiyle vurgulanmak istenen; işçinin geleceğe güvenle bakabilmesi, kendisinin ve ailesinin geçim kaynağını sağlayan gelirden mahrum kalma kaygısından uzak kalması, işçinin işine hiç bir biçimde değil; yalnız keyfi olarak son verilme imkanının kaldırılması veya en azından belli şartlara bağlanmasıdır.

İşte Şartlar

1-Fesih bildirimi (işten çıkarma) mutlaka yazılı olarak yapılmalıdır.

2-Yazılı yapılan bildirimde mutlaka bir neden belirtilmelidir.

3-Belirtilen neden, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

4-İşçi, fesih bildirimini öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde İş Mahkemesinde,

a-İşten çıkarmanın yazılı olarak yapılmadığını,

b-Yazılı olarak yapılmış ise yazılı belgede bir neden belirtilmediğini,

c-Yazılı bir neden var ise belirtilen nedenin haklı ve geçerli olmadığını,

iddia ederek İŞE İADESİNİ talep eden bir dava açabilir.

İşverenin ihbar önelli fesih bildirimi yapması durumunda; işçinin iş sözleşmesi, fesih bildiriminin işçiye bildirilmesiyle değil, işçinin kıdemine göre geçmesi gereken ihbar öneli sonunda feshedilmiş sayılır.

Normal şartlarda işçilerin işyerinden çıkarılması için 4857/17. madde gereğince önceden bildirme-ihbar etme şartı vardır. İşçinin o işyerindeki kıdemi; – 2 ile 6 ay arasında ise 2 hafta, – 6 ay ile 18 ay arasında ise 4 hafta – 18 ay ile 3 yıl arasında ise 6 hafta – 3 yıldan çoksa 8 hafta öncesinde işçiye işten çıkarılacağı bildirilip iş arama izni başlatılmalıdır. Fakat işveren dilerse bu sürelere ait ücreti peşin ödeyerek (adı ihbar tazminatıdır) işçiyi derhal işten çıkarabilir. İşe iade davasındaki bir aylık dava açma süresi işten çıkma tarihinden değil, işten çıkarılacağı öğrenilen tarihten başlar, buna dikkat edilmesi gerekir.

DAVA AÇMA HAKKINIZ

İşverenden yazılı olarak iş aktinin sona erdirildiği öğrenen işçi bir ay içinde görevli ve yetkili olan iş mahkemesinde dava açmak zorundadır. Yetkinin hangi iş mahkemesinde olduğu ise 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun aşağıdaki maddesi gereğince belirlenir.

“Madde 5-İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.”

SOSYAL GÜVENLİK UZMANI / SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİR

ÖZGÜR ERDURSUN

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir