Oca 5, 2015

Yayınlayan  Duyurular, Genel, Önemli Bilgiler | 0 Yorum

DÜŞÜK ASGARİ ÜCRET DEVLETİ ZARARA UĞRATIYOR.

foto

 

Ülkemizde açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre 2014 Aralık ayında, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 1. 232 Lira yoksulluk sınırı da  4.014 lira, 2015 yılının ilk 6 ayı için asgari ücret ise 949,07 Lira, ülkemizde sigortalı sayısı yaklaşık 13 milyon , asgari ücretle çalışan sayısı ise yaklaşık 6 milyon kişi yani ülkemizde 6 milyon insan açlık sınırının altında bir maaşla çalışmaktadır. Çalışanların büyük bir kısmı da yoksulluk sınırının altında bir maaşla çalışmaktadır.

Asgari ücretli çalışanın cebine 949,07 Lira girerken, işverenin cebinden çıkan para 1.471,84 Lira’dır. Peki aradaki 522,77 Liralık fark ne oluyor derseniz 522,77 Lira devletin kasasına giriyor. Aslında ülkemizde asgari ücretin neden düşük olduğu da bu rakamla ortaya çıkıyor. Yanında 1 kişi çalıştıran bir işveren çalışanına 949,07 Lira öderken 522,77 Lira devlete para ödüyor. Bu derece yüksek SGK Primi+Vergi ise kayıt dışılığı teşvik ediyor kayıt dışı çalışan yada kayıt altında olup gerçek rakamlarla SGK’Ya bildirimi yapılmayan milyonlarca kişi nedeniylede aslında devlet zarar ediyor.

Ülkemizde çalışan olmak da işveren olmak da çok  zor. Çalışan daha yüksek maaş ve daha iyi çalışma şartlarını isterken, işveren hem çalıştırdığı işçileri hem de devleti memnun etmek zorunda, İşveren kazandığı tüm parayı tabiri yerindeyse cebine mi indiriyor tabiî ki hayır. İşveren kazandığı parayla vergisini ödeyecek, ‘’ne var ki ödesin’’ , ‘’kazanıyor ödeyecek tabi’’ diyebilirsiniz ama vergi bir tane değil ki! Hangisini ödesin kırk çeşit vergi var.

Maliyetler içinde en büyük pay işçilere ayrılır. İşçilik için ayrılan payın hemen hemen yarısı oranında da İşçilik için SGK ve Gelir Vergisi olmak üzere işçi ve işveren kesintisi olarak SGK’ya ve Vergi Dairesine her ay Aylık prim bildirgesiyle ve muhtasar beyannameyle işçileri için ödemeler yapar. SGK işçi ve işveren kesintileri vardır. Herkesin bildiği bir gerçekte tüm verginin işverenin cebinden çıkmasıdır. Örneğin asgari ücretle çalışan bir işçi için 1.471,84 Lira işverenin cebinden para çıkmaktadır. İşçinin cebine AGİ ile birlikte 949,07 Lira para girerken devletin kasasına da 522,77 Lira girmektedir. İşçinin cebine giren maaşın yarısından fazlası devletin cebine girmektedir.

Ülkemiz geliştiğinde ve ekonomik olarak büyüdüğünde haliyle hem işçi hem de işveren bu büyümenin kendisine de yansımasını ister bu yansımada vergi oranlarını düşürerek, az kişiden çok vergi toplama şeklinde değil de, çok kişiden az vergi alıp toplamda daha çok vergi toplayarak adaleti sağlamış oluruz. Ülkemizde kayıt dışı istihdam oranı 2014 yılında %36 oranındaydı. Maliyetlerin yüksek olması emekli yaşının 65 lere kadar çıkartılması işçi ve işverenlerin uyum içinde, çalışanı SGK’lı yapmadan bir miktar işçiye fazla maaş vererek çalıştırması işvereninde işine gelmektedir. Aynı zamanda SGK prim oranlarının yüksekliği çalışanların almış oldukları maaştan değil de asgari ücretten yada aldığı maaştan daha az SGK’ya bildirilmesine neden olmaktadır. SGK Prim oranlarının  düşürülmesiyle ,sigortasız çalışanların sigortalı olacağı ve sigortalı olarak çalışanlarında SGK’ya düşük bildirmesinin önüne geçip aldığı maaştan bildirilmesini sağlayacaktır. SGK prim oranlarını düşürülmesiyle kayıt dışılığın önüne geçilecek ve daha gerçekçi olunacağı kesindir. Böyle bir durumda işçi daha fazla maaş alacak, işverenin cebinden daha az para çıkacak ve devletimiz daha çok para toplayacaktır.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir