ASGARİ ÜCRET %100 ARTSA NE OLUR?

ASGARİ ÜCRET TARTIŞMALARI SORUNDAN VE ÇÖZÜMDEN UZAK

Bugün ki mantıkla Asgari Ücreti arttırmak sorunları çözmez derinleştirir. Asgari Ücretle geçinmek mümkün değildir. Öyle bir sistem kurmalıyız ki işsizliği de arttırmamalıyız… Bu sistemle %100 zam yapılsa bile çözüm olmaz…

Her yıl Aralık ayında Asgari Ücret kaç TL olacak, Asgari ücrete yüzde kaç zam yapılacağı konusu gündemi meşgul ediyor.

Türkiye’de asgari ücret 1936 tarihli İş Kanunu ile mevzuata girse de uygulamaya 1951’e kadar geçemedi. 1951’den 1967’ye kadar geçen süre içinde de asgari ücret mahalli komisyonlar tarafından belirlendi. Günümüze kadar birkaç değişiklikle varlığını sürdüren asgari ücret tespit komisyonu uygulaması 1967’den sonra başladı.

Ücret hem temel makro iktisadi değişkenler üzerindeki etkileri hem de çalışanların geçim kaynaklarını oluşturan birincil gelir unsuru olmaları nedeniyle ekonomik ve sosyal açıdan önemlidir. Türkiye’de çalışanların en az %43’ünün asgari ücretle çalışması Türkiye için sonuçları açısında diğer ülkelerden daha da fazla bir öneme sahiptir.

Asgari ücrete 2016 senesine kadar 1 Ocak ve 1 Temmuz olmak üzere yılda  2 kere zam yapılırdı. Bu gelenek 2016’da bozuldu.

2019’da Yeniden Değerleme Oranı 23,73 iken Asgari Ücrete %26 zam yapılmıştı.

2020’de Yeniden Değerleme Oranı %22,58 olarak belirlenmişken Asgari Ücrete bu orana yakın bir zam beklenmektedir.

Ben Asgari Ücretin 2020’de AGİ dahil 2.450.-TL olacağını düşünüyorum.

Ancak mevcut Asgari Ücret Maliyet hesaplamalarına göre, Asgari Ücretin Maliyetinde bir indirim yapılmaz ise sadece oransal bir artış yaparak bu durum geçiştirilir ise işsizlik oranlarının artacağını düşünüyorum.

Asgari Ücretlinin cebine giren AGİ dahil Asgari Ücretin işçiyi memnun etmesi mümkün değildir. Asgari ücret en alt ücrettir ancak ülkemizde 14 Milyon 500 Bin SSK’lı çalışanın 6 Milyon 200 Bini Asgari Ücretle çalışmakta, yaklaşık 4 Milyonu da Asgari ücrete yakın bir ücretle çalışmaktadır.

Ülkemizin başlıca sorunu kayıt dışı çalışmadır. Yani hiçbir sosyal güvenliği olmadan sigortasız çalışmanın maliyeti yıllık 100 Milyarın üzerindedir. Yüksek maliyetli asgari ücret kayıt dışılığı artırır.

Asgari ücretin üzerinde maaşla çalışanların SGK bildirimleri asgari ücretle yada almış olduğu ücretten daha düşük olarak bildirilmesine sebep olmaktadır.

İşçi ve İşveren Sendikalarının, Siyasilerin tartışması gereken  konu aslında Çalışma Hayatı Sisteminde İşçinin, İşverenin ve SGK’nın mutlu olacağı bir sistemin nasıl kurulacağı olmalıdır.

Ülkemizde yanında işçi çalıştıran firmaların yapısı yüksek maliyetli Asgari Ücreti kaldıracak durumda değildir.

Bir asgari ücretli için işveren %5 indirimli (düzenli ödeme yapıyorsa ve geçmiş dönem borcu yoksa) SGK ve Vergi maliyeti 3.006,12TL’dir.

Geçmiş dönem borcu olan  ve ödemelerini düzenli yapamayan işverene ise asgari ücretin maliyeti yemek, yol,tazminatlar hariç 3.134,04 TL’dir.

Kayıt dışı istihdamın başlıca nedeni düşük asgari ücret, yüksek asgari ücret maliyetidir. Her ne kadar işsizlik sorununu çözebilmek için SGK Teşvikleri devreye sokulduysa da işsizliğe ve kayıt dışılığa çare olamadı, çünkü onlarca karışık teşvik sistemi rekabette haksızlıklara da neden oldu.

ÜLKEMİZDE ÇALIŞTIRDIĞI İŞÇİ SAYISINA GÖRE İŞYERİ  SAYISI

Ülkemizde yüksek İşçilik maliyeti kayıt dışılığı ve işsizliği tetiklemektedir. Ülkemizde 1 Milyon 832 Bin 397 adet işyeri bulunmaktadır. 500 ve üzerinde işçi çalıştıran işyeri sayısı Toplam 1 Milyon 832 Bin 397 işyerinin sadece 1.768’dir. Ülkemizde 1 ila 50 arasında işçi çalıştıran işyeri sayısı 1 Milyon 795 Bin 457’dir. Sadece 1 kişi çalıştıran işyeri sayısı 689 Bin 518’dir. Düşük asgari ücret ancak yüksek asgari ücret maliyeti birçok işyerinin kapanmasına, işçi çıkartmasına neden olmaktadır.

1 KİŞİ 689.518
2-3 KİŞİ 511.086
4-6 KİŞİ 287.448
7-9 KİŞİ 110.986
10-19 KİŞİ 124.495
20-29 KİŞİ 40.290
30-49 KİŞİ 31.634
50-99 KİŞİ 19.697
100-249 KİŞİ 12.015
250-499 KİŞİ 3.460
500-749 KİŞİ 934
750-999 KİŞİ 360
1.000 KİŞİ+ 474
TOPLAM 1.832.397

Yüksek SGK maliyeti;

Sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi,

Çalışma gün sayılarının eksik bildirilmesi,

Sigorta primine esas kazanç tutarlarının eksik bildirilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Bu durumda genel olarak emeklilik yaş ve prim günü eksikliğine ve düşük emekli maaşlarına neden olmaktadır.

Düşük emekli maaşları ise emekli olan kişilerin çalışma hayatı sistemden çıkamamaları sonucunu doğurmaktadır. Emekli olan kişilerin sistemden çıkamamaları ise işsizlik sorununu derinleştirmekte ve umutsuzluğa neden olmaktadır.

SONUÇ OLARAK;

Asgari ücret başta olmak üzere SGK maliyetlerini düşürerek, karmaşık teşvik sitemine son vermektir. Düşük SGK maliyeti ile kayıt dışı çalışanları sistemin içine dahil etmek, sistemin içinde bulunup düşük ‘’sigorta primine esas kazanç tutarlarının’’ tam bildirimlerini sağlamaktır.

ASGARİ ÜCRET-İŞSİZLİK VE EMEKLİ MAAŞLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

Asgari Ücret Maliyeti düşürülerek, arada ki fark işçinin cebine konularak işverene ek maliyet yaratmadan ve kayıt dışı çalışanların ve kayıt içinde olup da ücretlerin SGK’ya tam bildirimi sağlanırsa SGK açık vermez, işçi ve işveren daha rahat nefes alır. SGK’ya tam bildirimler emekli olunduğunda bağlanacak emekli maaşlarını arttırır, geçimini sağlayacak emekli maaşı alanlar, emekli olduktan sonra çalışmazlar, işsizlik azalır.

Yorumunuzu bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir